O suçsuz yere yattığı Mamak zindanlarında yazdığı şiirlerinden birisinde ‘Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum’ diyordu.Ve helikopterle Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken çok sevdiği Halikı’na ulaştı. Yüce Yaratan Kuran-ı Azimüşşan’da ne buyuruyor: İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun

Şanı yüce olan Allah'a hamdolsun! Biz, O'ndan geldik ve yine O'na döneceğiz (bakara 156)

Her fani gibi o da vakti geldiğinde görevini yerine getirdi ve Rahmeti Rahmana kavuştu. Şimdi geride kalanlara, dava arkadaşlarına düşen onun fikir ve mücadele hayatını doğru anlayıp bunu kendi hayatlarına yansıtmak olmalıdır. Muhsin başkan her şeyden önce iyi bir Müslüman ve Türk milliyetçisiydi. Türk-İslam Ülküsü onun yegane davasıydı.

' BU DAVA ÖZÜDÜR İSLAMİYET'İN
BU DAVA GÜNEŞİ, MAZLUM MİLLETİN,
BU DAVA, HERŞEYDEN, HERŞEYDEN ÇETİN,
BU YOLDA DERT, HÜZÜN, GURBET BİZİMDİR.'

O, Türk-İslâm kültürüne, Türk-İslâm medeniyetine, Türk-İslâm Ülküsü'ne bağlı, Türklük şuur ve vakarına, İslâm aşk ve aksiyonuna sahip, Türklüğü bedeni, İslâmiyet'i ruhu bilen, milletini teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı devleti yapmak özlemi ile çırpınan, dünya Türklüğü'nün, İslâm dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir gençlik yetiştirmek için bir ömür tüketti. O, İslâm imân ve ahlâkına göre yaşamayı en büyük saadet bilen, büyük Türk milletini iki cihanda aziz ve mesut görmek isteyen ve böylece İslâm'ı gaye edinen Türk milliyetçiliği şuuruna sahipti. O ülkücü hareketin yiğit evlatlarından, örnek şahsiyetlerinden bir tanesiydi. O adam gibi bir adamdı. Vefatından önceki son konuşmalarından bir tanesinde ne demişti: ‘Ölümün ne zaman geleceği belli olmaz, insanın hayatın bir saniyesine bile hükmedecek gücü yok. O halde bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir hayat için fırıldak olmaya gerek yok. Dürüst olacağız, doğru olacağız, doğru yaşayacağız.’ Dediği gibi yaşadı Muhsin başkan. Çizgisinde hiç bir zaman kırılma olmadı onun. O inandığını yaşayan bir dava adamıydı. O aksiyon sahibi bir gençlik lideriydi. O vizyonu olan bir devlet adamıydı. O insani yönü çok güçlü olan bir gönül adamıydı. O ahde vefa sahibiydi. O iyi bir aile babasıydı. O Türkiye’nin tanımakta belki de geç kaldığı örnek şahsiyetlerden, liderlerden bir tanesiydi. O kendisine yapılan tehditlere aldırış etmeden ve davasından ödün vermeden yürüdü. O hep ölüme hazır yaşadı. Ölmeden önce ölmeyi bilenlerdendi o.

Güle Güle Muhsin Başkanım
Allah Rahmet Eylesin
Mekanın Cennet, Makamın Firdevs olsun

 

İsmail Karabulut